Migren Nedir? Auralı – Aurasız Migren

Baş ağrıları içinde doktora başvurma oranı olarak en yüksek düzeye sahip neden migren olarak görünmektedir. Tanımı gereği tekrarlayıcı , atağın ilaç kullanmadan 4 saatten fazla süren , hastaların büyük çoğunluğunda başın tek tarafında olan , zonklayıcı , atak sırasında sıklıkla ışıktan ve sesten rahatsızlık meydana getiren, merdiven çıkma gibi fiziksel aktivitelerle artan, ağrıya sıklıkla bulantı veya kusmanın eşlik ettiği, ağrının orta şiddette veya şiddetli olduğu bir baş ağrısı türüdür. Migren tüm dünyada kadın cinsiyette daha fazla oranda görünmektedir.Migrenlerin büyük çoğunluğu aurasız migren olarak tanımlanan ek nörolojik semptomların eşlik etmediği türdür. Migrenli hastalarının %10-15’inde ağrı öncesi 5 ile 60 dakika kadar süren aura olarak tanımlanan geçici nörolojik belirtiler ortaya çıkabilir. Auralı migren olarak tanımlanan bu durumda auralar görme bozuklukları, beyaz ışıklar görme,  çizgiler görme gibi görsel hadiseler,vücudun bazı kesimlerinde uyuşma, güçsüzlük, konuşmada bozulma, baş dönmesi ve nadir olmakla birlikte koku ve işitsel halüsülasyonlar şeklinde olabilir.

Migren sadece baş ağrısı ifadesi ile açıklanabilecek bir durum değildir. Baş ağrısı migren atağının sadece bir dönemini ifade etmektedir. Migren atakları ağrı oluşmadan önce kişinin duygu durumu ve bilişsel işlevlerinde değişiklikler bazende spesifik olmayan genel şikayetleri içeren bir dönem (prodrom evre) halinde başlamaktadır. Bu evrede bulgular çok çeşitli olabilmektedir. Örnek olarak öfori,depresif durum, hiperaktivite, durgunluk, esneme, kelime bulmakta zorlanma, düşüncede yavaşlama, halsizlik, iştahsızlık, kabızlık, ishal ve daha birçok örnek verilebilir. Bu evre sonrasında auralı migrende aura evresi başlar. Auralı migrende aura evresi sonrası genelde ağrı evresi başlar. Bu ağrı evresi sonrasıda ağrının azalıp geçtiği genel bir düzelme, rahatlama dönemini yansıtan postdrom evre olarak isimlendirilen evre ile sonlanır.

Neden Tedavi Olmalıyız;

Migrenin genel itibari ile hayati tehlike yaratmayan bir hastalık olduğu bilinmesine rağmen gerek hayat kalitesini düşürmesi,gerekse yarattığı iş güç kaybı dolayısı ile tedavi olunması gereken bir hastalıktır. Yapılan çalışmalarda özellikle auralı migrenli 45 yaş altı kadınlarda iskemik inme olasılığında normal popülasyona göre bir artış tespit edilmiş. Bu riski kişinin sigara içmesi ve inme konusunda da bahsetmiş olduğumuz diğer risk faktörlerinin bulunması arttırmaktadır.

Mevcut konu ile ilgili aklınıza takılan sorular mı var? Bilgimin yettiğince cevaplamaktan mutluluk duyarım. Altta bulunan yorum kısmından sorularınızı , yorumlarınızı ve katkılarınızı beklerim.
Teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik korunmaktadır!!